Meme kanserine yakalanan anneniz, kardeşiniz, ablanız hatta siz bile olabilirsiniz.
Çevrenizde kanser teşhisi ile karşılaştığınızda bu hastalığın temelini biliyor olmak oldukça önemlidir.
Meme Kanserinde Risk Faktörü Kanser dendiğinde bu hastalığın adının bile insanları rahatsız etmeye yettiğini biliyoruz.
Bir risk faktörü grubunun içerisinde yer almak mutlaka meme kanserine yakalanacağınızı göstermez. Risk faktörüna sahip çoğu kadın hayatında hiç meme kanseriyle karşılaşmıyor. Meme kanserine sebep olacak birçok risk faktörü halen araştırılıyor. Mesela yeme alışkanlıkları çok yağlı olan veya belli maddelere maruz kalan kadınların meme kanserine yakalanma riski halen araştırılıyor.
Meme kanserine yakalanmamak için risk faktörlerinin bir kısmını kontrol edebilirsiniz. Fakat hala meme kanserinin tam olarak neden oluştuğu bilinmiyor. Bu kendinize çok dikkat etseniz de bazı durumlarda meme kanserine yakalanabilirsiniz. Meme kanserinin kontrolünüz dışında da risk faktörleri bulunmaktadır.
Meme Kanserinde Kontrol edebileceğiniz risk faktörleri
Kilo: Aşırı kilolu olmak, özellikle menopoz döneminden sonra kadınlarda meme kanseri riskini arttırır. Menopozdan sonra yumurtalıklar hormon üretmeyi durdurduğunda yağ dokusu vücudun ana östrojen kaynağını oluşturur. Daha çok yağlı dokuya sahip olmak demek daha yüksek östrojen seviyelerine sahip olmak anlamına gelir. Daha fazla östrojen de meme kanseri
Yeme alışkanlıkları: Yeme alışkanlıkları bir çok kanser türü için risk faktörü oluşturmaktadır. Fakat hala araştırma sonuçları hangi tip yiyeceklerin kanser riskini arttırdığını ortaya çıkaramadı. Hayvansal yağlar ve kırmızı et tüketimini azalmak iyi bir fikir olabilir. Aynı şekilde peynirdeki, sütteki ve dondurmadaki yağların da azaltılması iyi olacaktır çünkü bu tip yağların hepsi hormon, diğer büyüme faktörleri, antibiyotikler ve pestisidler barındırıyor olabilirler. Bazı araştırmacılar çok fazla kolestrol ve diğer yağların kanser riskini arttırdığını söylüyorlar. Ayrıca araştırmalar, çok fazla kırmızı ve/veya işlenmiş etlerin yenmesinin de kanser riskini büyük oranda arttırdığını gösteriyor. Genellikle kanser riskini azaltmak için düşük yağ içeren sebze ve meyve ağırlıklı diyetler tercih edilmeli...
Egzersiz: Spor yapmanın kanser riskini düşürdüğü her geçen gün daha kuvvetlenen bir teori haline geldi. Her hafta en az 5 gün, 45-60 dakika yapılan egzersizin kanser riskini düşürdüğü söyleniyor.
Alkol Tüketimi: Araştırmalar bir kadının alkol tüketiminin meme kanseri olma riskini arttırdığını gösteriyor. Alkol karaciğerin kanda bulunan östrojen hormonu seviyelerini kontrol etme yetisini sınırlandırarak meme kanseri oluşumuna sebep olabiliyor.
Sigara içmek: Sigara içmek genellikle kanser olma riskiyle bağdaştırılsa da bu kanser tipinin meme kanseri olması düşük ihtimal. Yine de risk faktörleri arasında yer alıyor.
Doğum kontrol hapları: Doğum kontrol hapları kullanan kadınların meme kanserine yakalanma riski biraz daha yükseliyor. Fakat bu durum sadece kısıtlı bir süreç için geçerli. 10 sene önce doğum kontrol hapı kullanmayı bırakan kadınların ileriki dönemlerde bu sebepten kanser olma riskleri olmuyor.
Stres ve endişe: Stres, endişe ve gerilimin meme kanserini riskini arttırdığına dair kesin bir kanıt yoktur. Fakat hayatınızdaki stres faktölerini düşürerek rahatınızı, neşenizi yükselterek yaşamınızdan tamin olabilirseniz hayat kaliteniz de yükselmiş olacaktır. Yoga, meditasyon gibi dingiliğinizi sağlyacak yöntemler bazı araştırmalara göre bağışıklık sisteminizi de güçlendiriyor.
Meme Kanserinde Kontrolünüzün dışındaki risk faktörleri
Cinsiyet: Kadın olmak meme kanserine yakalanma riskini taşıyan en büyük faktördür. Erkeklerde de meme kanseri görülebilmesine rağmen bu oran kadınlarla kıyaslandığında pek ciddi bir rakam sayılmaz. Kadınların meme hücreleri daimi bir şekilde değiştiği ve büyüdüğü için kadınlar meme kanseri konusunda daha büyük risk altındadırlar.
Yaş: Yaşlanmak meme kanserine yakalanma riskini en çok yükselten faktörlerden bir tanesidir. 30 ila 39 yaş arasında risk faktörü 233 kişide 1 iken, 60 yaşlara gelindiğinde bu rakan 27 kişide 1 kişiye iner.
Aile geçmişi: Kişinin birinci dereceden akrabası (anne, kız çocuk, kız kardeş gibi..) meme kanserine yakalandıysa veya ailede meme kanseri geçirmiş birkaç akraba bulunuyorsa meme kanserine yakalanma oranı daha yüksektir.
Kişisel medikal geçmiş: Daha önceden meme kanseri teşhisi konmuş kişilerin meme kanserine tekrar yakalanmaları olasılığı hiç meme kanseri geçirmemiş bir kişiye nazaran daha yüksektir. Meme kanseri bazen aynı memede bazen de diğer memede görülebilir.
Radyasyon terapisi: Çoğukken veya genç yaşlarda göğüs bölgesine yapılan radyoterapi meme kanseri riskini arttırabilir. Özellikle radyoterapi memeler daha gelişim aşamasındayken alınmışsa kanser olma riski daha yüksektir.
Memede hücresel değişimler: Meme biopsisi yapılırken bulunan meme hücrelerindeki anormal değişimler meme kanserinin oluşumunda risk faktörü oluşturabilir. Bu değişimlerin arasında hücrelerin fazla veya anormal gelişimi yer alır.
Ösrojene maruz kalma: Kadınlık hormonu olan östrojen göğüslerin büyümesine sebep olduğu için uzun süreler hiç ara vermeden östrojen hormonuna maruz kalmak meme kanseri riskini arttırır.Bu risk faktöründen bazıları sizin kontrolünüzde değildir:
- Regl periyodunun genç yaşta başlaması (12 yaşından önce)
- Menopoza geç yaşta girmek (55 yaşından sonra)
- Bulunduğunuz ortamda östrojene maruz kalmak (et veya zirai ilaçlar içerisinde bulunan DDT gibi... Bunlar vücuda girdiklerinde östrojen benzeri maddeler üretirler)
Hamilelik ve emzirmek: Hamilelik ve emzirmek, bir kadının ömür boyu yaşayacağı mestrüel döngüyü azaltır bu sayede ilerki yaşlarda yaşanacak meme kanseri riski de düşmüş olur. Tam dönemli bir hamilelik yaşamamış veya 30 yaşından sonra doğum yapan kadınlarda meme kanseri riski çok daha yüksektir. Doğum yapan ve emziren kadınlarda meme kanseri biraz daha düşüktür. Özellikle bir buçuk ila 2 sene arasında emziren kadınlarda bu oran daha da düşüktür.